AGO Hakkımızda
Gelişim Group
Bazı kurumlar, yalnızca “iş yapan” bir yapı değildir; bir ülkenin üretim hafızasına, emeğine ve geleceğine iz bırakır. Gelişim Group’un hikâyesi de tam burada başlar:





1995’te hazır giyim ve konfeksiyon üretimi ile temelleri atılan grup; yenilikçi ve sürdürülebilir girişimleriyle zaman içinde global markaların stratejik iş ortağı haline gelirken, büyümesini Tekstil, Enerji ve Eğitim eksenine taşıyan bir şirketler topluluğuna dönüşmüştür.
Bugün Gelişim Group; kurumsallaşma, sürdürülebilirlik ve dijitalleşmeyi odağına alan yaklaşımıyla; ciro, ihracat, istihdam ve ülke ekonomisine katkı perspektifiyle hareket eder. Net kârının önemli bir bölümünü yeniden yatırıma dönüştüren bu yapı; ihracat performansı ve sanayi sıralamalarındaki yeriyle, “büyürken değer üretme” fikrini sistemine yerleştirmiş bir kurumsal aklı temsil eder.
Bu duruş, Gelişim Group’un eğitim yatırımlarına bakışını da açıklar: Eğitim, yalnızca bir “alan” değil; bir ülkenin yarınını inşa eden en uzun soluklu değer üretimidir.
Group Şirketlerimiz
Gelişim Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Group’un kök hikâyesini taşıyan lokomotif yapı. Merkez İstanbul; şubeler Adıyaman ve Çorlu.

Anadolu Gelişim Tekstil A.Ş.
Tekstil alanındaki üretim ve operasyon gücünü genişleten, grup sinerjisini tamamlayan yapı. Merkez İstanbul.

Gelişim Solar Enerji A.Ş.
Sürdürülebilirlik odağını enerjiye taşıyan şirket. Merkez İstanbul; şubeler Konya.

Akçay Yavuz Solar Enerji Üretim A.Ş.
Enerji üretimi tarafında uzmanlaşan, vizyonu sahaya indiren yapı. Merkez İstanbul; şubeler Konya.

Anadolu Gelişim Okulları A.Ş.
Group’un “insana yatırım” tarafındaki en anlamlı imzası. Merkez İstanbul; şubeler Konya.

Konya’dan Geleceğe: Eğitime Yazılan Bir Miras
Bazı yatırımlar rakamla anlatılır; bazıları ise bir duyguyla başlar. Mustafa Akçay ve Vedat Yavuz’un Anadolu Gelişim Okulları’na uzanan yolculuğu, Konya toprağıyla kurdukları bağın ve eğitimle büyümüş bir aile kültürünün doğal bir devamı gibi okunur.





Mustafa Bey, Konya’nın Beyşehir ilçesine bağlı Durak Köyü’nde doğmuş; çocukluğundan itibaren emeği, dayanışmayı ve kök salmanın ne demek olduğunu yaşayarak öğrenmiştir. Bugün eşi ve aile çevresindeki eğitimci geleneği, onda “kalıcı değer” fikrini daha da derinleştiren bir damar gibidir.
Vedat Bey ise Konya’nın Seydişehir ilçesinde doğmuş; eğitim, onun hikâyesinde yalnızca bir meslek değil, bir aile dili olmuştur. Babası Şevket Yavuz’un öğretmenliği, evin gündelik akışına bile “sabır, emek ve insan yetiştirme” iklimi taşımış; bugün adı okulumuzun konferans salonunda yaşayarak bu mirası görünür kılmıştır. Eşinin de emekli öğretmen olması, Vedat Bey’in eğitimle kurduğu bağı daha da güçlendiren, hayata yayılan bir ortak vicdan gibi düşünülmelidir.
İşte Anadolu Gelişim Okulları yatırımı, tam da bu köklerden filizlenir: Konya’ya yalnızca bir bina değil; anı, aidiyet ve gelecek bırakan bir eğitim anlayışı kazandırma niyeti… Bir düşünürün yüzyıllar öncesinden fısıldayan cümlesi gibi:
“Bu hayattan göçüp gideceğiz fakat yaptırdığım eserler baki kalacak.”
Biz bu “eser” fikrini, çocukların kalbinde ve karakterinde büyüyen bir miras olarak okuyoruz.

Niyetimiz net: Kendi şehrimizin çocuklarına, yalnızca akademik başarı hedefleyen bir okul değil; karakteri, merakı, bilimle ilişkiyi, sosyal sorumluluğu ve dünyaya açıklığı birlikte büyüten bir eğitim iklimi sunmak.
Anadolu Gelişim Okulları, Konya’ya duyulan vefanın ve eğitimci bir mirasın içinden doğdu. Bugün de aynı niyetle büyür: Çocuğun merakını koruyan, onu biricik gören, mizacını tanıyan, iyi olma halini büyüten ve ona güven veren; akademik temeli güçlendirirken hayat becerilerini çoğaltan ve aileyle okul arasında sağlam bir köprü kuran bir eğitim yolculuğu…
Çünkü bazı yatırımlar kâğıtta büyür… bazıları ise çocukların gözündeki ışıltıda.
Biz inanıyoruz: Eğitim, şehrin geleceğine verilen en anlamlı sözdür.
Biz Kimiz?





Biz Kimiz?
30 Ağustos 2019’dan beri Anadolu Gelişim Okulları’nda tek bir cümle, bütün eğitim iklimimizin merkezinde durur: “Her çocuk parmak izi kadar farklıdır.”
Biz bu cümleyi bir slogan gibi değil, her sabah kapıdan içeri giren çocuğun mizacını, ritmini, güçlü yanlarını ve ihtiyaçlarını görmeye dair bir söz gibi okuruz.
AGO, Konya’da ana sınıfı, ilkokul ve ortaokul düzeylerinde eğitim veren; akademik temeli sağlam, okul iklimi güçlü, çocuğu “tek kalıba” değil kendi doğasına göre büyüten bir okul kültürüdür. Çünkü bizce başarı, yalnızca sonuç değildir; çocuğun kendini güvende hissetmesi, merakını kaybetmemesi ve “yapabilirim” duygusunu her gün biraz daha güçlendirmesidir.

Kampüsümüz





Bir Okul Binasından Fazlası, Bir Yaşam ve Öğrenme Alanı
AGO kampüsü, 5.400 m² arsa üzerinde yükselen, 6 katlı ve toplam 12.000 m² kapalı alana sahip bir eğitim dünyasıdır. 742 öğrencilik kapasitemizle kalabalıkların içinde kaybolan değil, yakından tanınan çocuklar için tasarlandık.
Bu yüzden sınıf mevcutlarımızı bilinçli şekilde sınırlarız. Çünkü bir çocuğun gelişimi, en çok da “görülmekle” hızlanır.
Ve kampüsümüzde her alan, çocuğun gününe “ders” gibi değil, doğal bir durak gibi karışır:

Akademik ve Üretim Alanları
- “Üçüncü Öğretmen” yaklaşımına göre tasarlanmış 28 derslik:
Sınıf, sadece oturulan bir yer değil; çocuğun merakını diri tutan, öğrenmeyi kolaylaştıran bir öğrenme iklimidir.
- İlkokul ve Ortaokul Fen Laboratuvarları:
“Denemeden olmaz.” Üst düzey deney materyalleriyle çocuklarımız bilimi ezberlemez; dokunur, dener, çıkarım yapar.
- Bilişim ve Robotik Kodlama Atölyesi:
Teknoloji bizim için tüketilecek bir ekran değil; üretilecek bir beceridir. Algoritmik düşünme, problem çözme ve proje üretme burada somutlaşır.
- Ahşap Atölyesi:
El, zihinle buluşur. Çocuk burada ölçer, keser, birleştirir; sabır, planlama ve “tamamladım” gururu kazanır. Üretmenin kokusu bu atölyede kalır.
- İngilizce ve Almanca Sınıfları:
Dünyayla dost diller… Dil, AGO’da sadece bir ders değil; iletişimin, özgüvenin ve ufkun büyüdüğü bir yolculuktur.
- 2 Görsel Sanatlar ve Teknoloji Tasarım Atölyesi:
Hayal gücü görünür olur. Tasarım, estetik ve üretim; çocuğun “kendi izini bırakma” ihtiyacını besler.
- Satranç ve Akıl Oyunları Atölyesi:
Strateji, dikkat ve sabır… Çocuk burada “acele etmeden düşünmeyi” öğrenir.
- Ölçme ve Değerlendirme Merkezi:
“Ölçmediğiniz şeyi değerlendiremezsiniz.” Biz ölçmeyi not için değil; gelişimi görünür kılmak, doğru zamanda doğru desteği vermek için kullanırız.
Sanat, Sahne ve İfade Alanları
- 300 kişilik Şevket Yavuz Konferans Salonu:
Son teknolojik imkânlarla tasarlanmış bu sahne; sunumların, gösterilerin ve “kendini ifade edebilmenin” güçlü alanıdır.
- 2 Müzik Atölyesi:
Hem ruhun hem aklın gıdası… Ritim, kulak ve birlikte üretme duygusu burada büyür.
- Drama ve Dans Atölyesi:
Çocuk, kendine yer açmayı öğrenir. Söz, beden ve duygu; sahnede bir araya gelir.
- Yaşayan Koridorlar:
Öğrenmenin yeri yoktur. Koridorlar bile “geçilen” değil, yaşanan ve merakı diri tutan alanlara dönüşür.
Spor ve Beden Farkındalığı Alanları
- Tribünlü Kapalı Spor Salonu:
“Zinde kal, geride kalma.” Spor, AGO’da disiplin, takım ruhu ve dayanıklılık kültürüdür.
- Jimnastik Salonu:
Denge, koordinasyon ve beden farkındalığı… Temel hareket becerileri güvenle güçlenir.
- Yarı Olimpik Kapalı Yüzme Havuzu:
“Alkışı hak ediyoruz.” Yüzme; sadece spor değil, özgüven ve nefes yönetimidir.
- Masa Tenisi ve Dart Alanları:
“Hedefe tam isabet.” Refleks, odaklanma ve strateji küçük oyunlarda büyür.
- 3 Açık Futbol, Voleybol ve Basketbol Sahası:
Açık havada hareket; enerji boşaltmanın değil, sağlıklı yaşam alışkanlığının parçasıdır.
Sosyal Yaşam ve İyi Oluş Alanları
- 2 Psikolojik Danışma ve Rehberlik Ofisi:
Kişiye özel rehberlik… Çocuğun mizacını, duygusunu ve sosyal dünyasını birlikte okuruz.
- Cam Mekân Yemekhane ve Ana Sınıfına Özel Yemekhane:
Yemek, yalnızca beslenme değil; düzen, paylaşım ve sosyal ritüeldir.
- Cam Mekân Kütüphane (Bilgi-Belge Merkezi):
Konfor ve tasarımın birleştiği bu alan; okuma kültürünü bir “ders” olmaktan çıkarıp yaşamın parçası yapar.
- Diyetisyen Odası:
Sağlıklı beslenme ve iyi oluşu destekleyen profesyonel takip alanı.
- Kişisel Bakım ve Motivasyon Odası:
Çocuğun “iyi hissetme” ihtiyacını önemseriz. Zihin toparlanınca öğrenme güçlenir.
- Veli-Öğretmen Görüşme Odası, Veli ve Öğrenci Bekleme Alanları:
Evle okul arasındaki köprüyü güçlü tutan, iletişimi kolaylaştıran alanlar.
- Sağlık Hizmetleri Birimleri ve Revir:
Güvenli okul ikliminin vazgeçilmez parçası.
- 2 Mescid:
Manevi ihtiyaçların karşılandığı, saygı ve hassasiyetle düzenlenmiş alanlar.
Okul Öncesi Dünyası
- Açık Hava Oyun Parkı
- Merkezlere göre tasarlanmış, esnek yerleşimli ahşap sınıflar:
- Erken Okuryazarlık Merkezi
- Blok Merkezi
- Fen ve Matematik Merkezi
- Dramatik Oyun Merkezi
- Sanat Merkezi
- Okuma ve Dinlenme Merkezi
- Uyku Odası
- Organik Ürün Yetiştirme Bahçesi
- Hareket ederek, dokunarak, deneyerek büyüdüğü doğal öğrenme alanları
Okul öncesinde öğrenme; masa başında değil, hayatın içinde başlar. Çocuk burada keşfeder, dener, yanılır, tekrar eder ve en önemlisi kendini güvende hisseder.
Bizim Okul Kültürümüz





AGO’da akademik temel bir başlangıçtır; günün içine dil, bilim, spor, sanat, üretim ve karakter gelişimini birlikte yerleştiririz. Öğrenciyi ölçeriz, takip ederiz, destekleriz; ama daha önemlisi, her çocuğa şunu hissettirmeye çalışırız:
“Burada görülüyorum.
Burada güvendeyim.
Burada büyüyorum.”
Kısacası biz; Konya’da, çocuğu merkeze alan, bilimi rehber yapan ve her gün küçük ama gerçek gelişim anlarıyla güçlenen bir eğitim yolculuğuyuz.

Ne Yapıyoruz?
AGO’da bir eğitim yolculuğu kuruyoruz: Akademik temeli güçlü, ama başarıyı yalnızca notla tanımlamayan; çocuğun dilini, düşünmesini, karakterini, bedenini ve iyi oluşunu aynı günün içine yerleştiren bir yolculuk…






Çocuklarımız 2040’lı yıllarda iş hayatına atılacak. Bu yüzden biz, bugünün sınavlarına hazırlanırken yarının dünyasını da hesaba katan bir okul iklimi tasarlarız. Derslerimizde bilgiyi öğretiriz; ama bilginin yanında okuduğunu anlama, akıl yürütme, problem çözme, üretme, sunma, iş birliği kurma gibi becerileri de düzenli olarak büyütürüz.
Günlük okul yaşamımızda İngilizceyi güçlü ders saatleriyle besler; bilimi laboratuvarlarda, üretimi atölyelerde, sanatı sahnede, sporu disiplinli bir kültür halinde yaşatırız. Rehberliği ise yalnızca “ihtiyaç olunca” devreye giren bir masa değil; çocuğun gününe eşlik eden bir yol arkadaşlığı olarak görürüz. Çünkü biz, çocuğu tek bir performans anıyla değil, bütün hikâyesiyle tanırız.
Bunu da somut, ölçülebilir ve sürdürülebilir uygulamalarla yaparız:
- Akademik temeli güçlü kurarız.
Okuma-anlama, akıl yürütme, problem çözme ve yeni nesil düşünme becerilerini merkeze alırız.
- Mizaç merkezli gelişim planlarıyla ilerleriz.
Her çocuğun motivasyon kapısı, zorlandığı yer ve parladığı alan farklıdır; biz bu farkı tanır, öğretimi buna göre şekillendiririz.
- Ölçer, analiz eder, doğru anda destek veririz.
Kazanım taramaları, denemeler, konu analizleri, hedefli takip ve destek çalışmalarıyla gelişimi adım adım izleriz.
- Yabancı dili “hayata karıştırırız”.
Oxford temelli yaklaşımlar, güçlü ders yoğunluğu, dijital platformlar ve kademeye uygun etkinliklerle İngilizceyi bir beceriye dönüştürürüz.
- Bilimi ve üretimi günlük rutine çeviririz.
Laboratuvarlar, robotik-kodlama, tasarım ve atölye kültürüyle çocuk “öğrenen” değil, “üreten” olur.
- Sporu, sanatı ve sahneyi okul kültürünün omurgası yaparız.
Yüzme, spor salonları, açık sahalar, müzik, drama ve konferans salonu ile çocuk kendini ifade etmeyi öğrenir.
- Rehberliği bir “acil durum masası” değil, yol arkadaşlığı olarak kurgularız.
PDR, mizaç danışmanlığı, öğrenci-veli görüşmeleri, atölyeler ve önleyici rehberlik ile çocuğun iyi olma halini büyütürüz.
Her çocuğun biricikliğini tanır, başarıyı sonuçtan önce “gelişim” olarak inşa ederiz.
Niçin Yapıyoruz?
Çünkü eğitim bizim için bir “iş” değil; bir anlam meselesi.
Bir çocuğun gözündeki parıltı, bazen doğru bir kelimeyle büyür; bazen bir öğretmenin sakin sesiyle; bazen “Ben yapamadım” cümlesinin yanına eklenen küçük bir köprüyle: “Henüz.”






Biz o köprüleri çoğaltmak için buradayız.
Mutlu olduğu için başarılı olan çocuklar çoğalsın istiyoruz. Kendi mizacını tanıyan, güçlü yanlarını bilen, zorlukla karşılaştığında dağılıp kaybolmayan; dayanıklılığı olan, vicdanı ve aklı birlikte çalışan bir nesil için…
Atatürk’ün manevi mirası olan bilimi rehber alırız. Çünkü bilim, sadece bilgi değildir; doğru soruyu sormak, kanıtla düşünmek, merak etmek ve öğrenmeyi sürdürülebilir kılmaktır. Biz, çocuklarımızın hem bugünün dünyasında sağlam durmasını hem de yarının belirsizliğinde yol bulmasını istiyoruz.
Kısacası niyetimiz net:
Çocuklarımız yalnızca iyi bir okul dönemi geçirmesin; iyi bir hayat kurmayı da öğrensin.
- Çocuk “görüldüğünde” büyür.
Biz, her çocuğun biricikliğini koruyan bir okul iklimi kurmak için varız.
- Başarıyı sadece sonuçla tanımlamıyoruz.
“Yapabildim” duygusu, özgüven, merak, karakter ve sorumluluk da başarıdır.
- Gelecek tek bir meslekten ibaret değil.
2040’ların dünyasında çocuklarımızın; düşünebilen, üretebilen, iletişim kurabilen ve dayanıklı bireyler olmasını önemsiyoruz.
- Bilimi rehber, değerleri pusula kabul ediyoruz.
Atatürk’ün manevi mirası olan bilimi temel ölçü alırken; erdem, sorumluluk ve sosyal farkındalıkla yön buluyoruz.
- Konya’nın çocuklarına, Konya’ya yakışan bir eğitim mirası bırakmak istiyoruz.
Bu okul, sadece bugünü değil; şehrin geleceğini de büyütme niyetidir.
Mutlu olduğu için başarılı olan çocuklar çoğalsın diye buradayız.
Nasıl Yapıyoruz?
AGO’da “nasıl” kısmı, iddiamızı taşıyan yerdir. Çünkü biz, iyi niyeti sistemle, duyguyu uygulamayla, vizyonu günlük hayatla birleştiririz.






- Yakından tanıyarak:
Sınıf mevcutlarını bilinçli sınırlarız; öğretmen gözlemi, rehberlik ve mizaç verisiyle çocuğun ritmini yakalarız.
- Güçlü öğretmen kültürüyle:
Zümre iş birliği, ortak kalite standardı ve düzenli planlama ile her sınıfta aynı güveni kurarız.
- Gelişimi görünür kılan ölçme-değerlendirmeyle:
Deneme sistemi, kazanım analizi, hedefli ödevlendirme ve destek çalışmalarıyla “neredeyim, bir sonraki adımım ne?” sorusunu netleştiririz.
- Yaparak, yaşayarak öğrenmeyle:
Laboratuvar, atölye, robotik-kodlama, tasarım, sanat ve spor alanlarını dersin doğal uzantısı yaparız.
- İngilizceyi sahaya indirerek:
Okul öncesinden ortaokula; güçlü maruziyet, doğru kaynaklar, dijital platformlar ve proje etkinlikleriyle dili “kullanılan beceri”ye dönüştürürüz.
- İyi oluşu merkeze alarak:
PDR, mizaç danışmanlığı, veli iletişimi, bültenler, atölyeler ve önleyici rehberlikle çocuğun iç dünyasını ihmal etmeyiz.
- Okul-aile köprüsünü sağlam tutarak:
Düzenli görüşmeler, süreç bilgilendirmeleri ve ortak dil ile çocuğun en çok ihtiyaç duyduğu şeyi büyütürüz: tutarlı güven.
Ve bütün bunların kalbinde tek bir şey var: öğretmen kalitesi. Çünkü en iyi programlar bile, çocukla doğru bağı kurmayan bir yetişkinin elinde eksik kalır. AGO’da öğretmen; anlatan değil, çocuğu açan, güveni kuran, öğrenmeyi sevdiren kişidir.
Planlı, ölçülebilir ve şefkatli bir düzenle; çocuğun ritmini bozmadan büyütürüz.